KadincaSayfa.Com

Büyüme Hormonu

Büyüme Hormonu

BÜYÜME HORMONU (Somatotropin, Growth hormone = GH)

Büyüme hormonu beyinde hipofiz bezinden salgılanır. Uykunun derin döneminde özellikle yapımı artar. Büyüme hormonu eksikliği gençlerde ve yaşlılarda kas kütlesinde azal­ma, yağ dokusunda artma ve kemik yoğunluğunda azalmaya neden olmaktadır. Büyüme hormonu 30 yaşlarından itibaren belirgin olarak eksilmeye başlar. 70 yaşındaki birinin büyüme hormonu, 20 yaşındakinin yaklaşık dörtte biri kadardır.

Büyüme hormonu sadece büyümekte olan gençler için de­ğil, yetişkinler için de önemlidir. Yale Üniversitesi araştırma cilan, büyüme hormonu eksikliğini aşağıdaki özel belirtileri olan bir klinik sendrom (birçok belirtiyle birlikte olan hastalık tablosu) olarak görmektedirler.

•  Kas kitlesinde azalma

•  Vücut yağ kitlesinde artma

•  Sportif aktivite kapasitesinde azalma

•  Kemik yoğunluğunda azalma

•  Kan yağlarında anormal değerler

•  Yaşam kalitesinde düşüş.

Büyüme-Hormonu

Büyüme Hormonu Niçin Azalıyor?

Araştırmalar hipofiz bezindeki büyüme hormonu salgıla­yan hücrelerin yaşlılarda aktif olduğunu ve uyarıldığı zaman büyüme hormonu yapabildiğini ortaya koymaktadır. Büyüme hormonuna karşıt somatostatin diye bir hormon var. Eğer yaş­lılarda somatostatin düzeyi yükselirse büyüme hormonu ya­pımı frenlenir. Araştırmacılar, yaşlı kobaylarda somatostatin yapımını durdurarak, genç kobaylardaki düzeylerde büyüme hormonu salgılanmasını sağlamışlardır.

Ayrıca hipofiz bezini, büyüme hormonu yapması için uyaran diğer bir hormon (GHRH=Growth Hormone Relea-sing Hormone) vardır. Bu hormona karşı, yaşlanmayla birlikte vücut hücrelerinde duyarsızlık (direnç) oluşmakta ve GHRH uyarıcı etkisini tam yapamamaktadır. Bugünkü bilimsel ve­rilere göre yaşlanmayla birlikte büyüme hormonu yapımının azalmasında

•  Somatostatin hormonundaki artış ve

GHRH hormonuna yaşlanmayla birlikte oluşan direncin birlikte rol oynaması en kuvvetli olasılıktır.

North Carolina Üniversitesi’ndeki bir araştırma, beslenme ile alman kalorinin düşürülmesiyle büyüme hormonu yapımı nın arttığını göstermiştir. Bu beslenmenin hormon metaboliz­masındaki rolünün önemini göstermektedir. Çok fazla kalori ve yağlar hormonların doğal balansını bozmaktadır. Fazla şe­ker tüketildiğinde yükselen kan şekeri sonucu salgılanan aşırı insulin hormonunun bu balans bozukluğunda etkisi büyüktür. İnsulin büyüme hormonu için bir inhibitör (frenleyici)dir. Vü­cutta ne kadar çok insulin salgılanırsa, büyüme hormonu o ka­dar azalır. Kalori kısıtlanınca insulin düzeyi düşer ve büyüme hormonu etkisini gösterme fırsatı bulur.

Büyüme Hormonunun Pozitif Etkileri

•  Çocuklukta büyüme hormonu eksik olursa cücelik olur. Büyüklerin sağlam ve güçlü vücut için büyüme hormonuna gereksinimi vardır.

•  Büyüme hormonu bedensel gençlik ve enerji sağlayan hor­monların başında gelir. Sürekli yorgun olan bir kimse iki aylık büyüme hormonu tedavisiyle güç ve enerji depolar. Kendisini gençlik yıllarındaki gibi hisseder.

•  Vücut yağlarını (özellikle karındaki yağları) azaltır, karnı düzleştirir. Bacak ve eklemlere sıkılık ve esneklik kazandırır.

•  Toplam uyku süresini kısaltmasına rağmen, daha derin, iyi ve bol rüyalı uyku sağlar. Büyüme hormonu yetersizliği ola­nın uykusu kötüdür. Uzun süre uyur, ancak uykusu derin değildir ve seyrek rüya görür.

•  Huzur ve güvenlik duygusu verir, korku çözücü etki yapar.

•  Cilt yaşlanması, hormon balansındaki bozukluğa bağlıdır. Ancak kırışıklıklardan tutun, gerdan sarkması, gözaltı tor­baları, yara iyileşmesine kadar tüm cilt sorunlarında büyü­me hormonu eksikliğinin rolü vardır.

Büyüme Hormonu Yetersizliğinin Tedavisi

Büyüme hormonunu artırmak için iki tedavi yöntemi vardır.

1. Stimulasyon (uyarıcı önlemler)

2. Replasman (yerine koyma)

1. Stimulasyon (Uyarıca Önlemler)

•   Tüketilen besinlerde kısıtlama (düşük kalori alımı) ya da ak­şam yemeğini haftada birkaç kez yememek, haftada bir gün oruç tutmak (24 saat sudan başka hiçbir şey yememek) bü­yüme hormonu salgılanmasının artmasına yol açmaktadır.

•   Şeker tüketimi kan şekerinin yükselmesine ve insulin salgı­lanmasına neden olur. İnsulin ise büyüme hormonu yapı­mını frenler. Beyaz şeker ve beyaz un ürünlerinden vazgeç­melidir.

•   Yatmadan önce alınan Arginin, Ornithin, Lysin (her birin­den ikişer gram) büyüme hormonu salgılanmasını uyarıcı etki yapar. Bu maddeleri ve Somatostatin engelleyici mad­deleri bir arada içeren özel ilaçlar vardır.

•   Saat 17.00’den sonra hiçbir şey yemeyen (su içilebilir) kim­sede de geceleyin büyüme hormonu salgılanması artmak­tadır. Saat 17.00 dolayında Arginin’den zengin (balık, deniz ürünleri, yer fıstığı, soya ürünleri, ayçiçeği çekirdeği) bir akşam yemeği de büyüme hormonu salgılanmasını artırıcı etki yapar.

•   Saat 19.00dan sonra alman alkol büyüme hormonunu frenler.

•   Sigara büyüme hormonu aktivitesini azaltır ve erken yaş­lanmaya neden olur.

•   Arı sütü ve poleni büyüme hormonu salgılanmasını artır­maktadır.

•   Yeterli uyku büyüme hormonunu artırır.

• Obezite büyüme hormonu azlığıyla birliktedir. Kilonun normalleşmesiyle bu azlık ortadan kalkar.

2. Replasman (Yerine Koyma) Tedavisi

GH çok güçlü geliştirici özellikleri olan bir hormon oldu­ğundan birçok bilim adamı tümörler için de büyüme faktö­rü olarak hizmet edebileceğinden endişe ediyor. Çünkü hem prostat hem de meme kanserinde IGF-1 (insulin like growth factor-1) kan düzeyi giderek yükselmektedir.

GH eksikliği önce yukarıdaki uyarıcı önlemlerle gideril­meye çalışılır. Bu önlemlerle kanda IGF-1 düzeyi hâlâ düşük kalırsa o zaman GH uygulanır. IGF-1 GH nın karaciğerde dö­nüştürüldüğü büyüme faktörlerinden en önemlisidir ve GH ile uyumlu konsantrasyonlarda bulunur. GH salgılanmasının tesbiti çok güç olduğundan serumdaki IGF-1 düzeyi ile GH miktarı indirekt izlenir.

GH çok sayıda Amerikan kliniğinde başarıyla uygulanmak­tadır. Ancak yeni bir uygulama olduğundan uzun zaman sonrası sonuçları alınmamıştır. Bu nedenle GH uygulamasında ve vaka seçiminde özellikle titizlik gösterilmelidir. Mide bağırsak kanseri geçirmiş olanlarda, aktif tümör hastalığı olanlarda, diyabetlilerde ve ağır organ hastalıklarında büyüme hormonu uygulanmaz. Uy­gulama sırasında prostat, meme, bağırsak kanseri olasılığı ve kar­bonhidrat ile lipit metabolizması izlenmelidir.

Araştırmalar her gün kullanılan büyüme hormonunun birkaç haftada bedensel ve ruhsal 20 yıla kadar gençleştirdiğini saptamışlardır. Vücut yağları kaybolmakta, kaslar tekrar gelişmektedir. 70 yaşındaki bellek, konsantrasyon, seks ve li­bido tekrar 50 yaşlardaki performansa dönmektedir. Tedavi başlangıcında 0,1 ila 0,2 mg büyüme hormonu gece yatmadan (Önce günlük yapılır. İGF-1 düzeyine göre doz ayarlanır, (en çok günde 0,5 mg).

Büyüme hormonu replasmanı ile 200 ng/ml’yi aşmayan İGF-1 kan düzeyini sağlamak gerekir. Bu sırada İGFBP3 3200 mg/ml.yi aşmamalıdır. Aşarsa serbest İGF-l’in miktarı azalır. Kalıcı etki için her yıl altı ay süreli kürler gerekir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.